Etkinlik alanları yalnızca sosyal ve kültürel hareketlilik yaratmaz; aynı zamanda yakın çevresindeki ticari yapıyı da şekillendirir. İstanbul genelinde stadyum, fuar alanı ve eğlence parklarının yakın çevresi incelendiğinde yeme-içme sektörünün bu alanların ortak ticari omurgasını oluşturduğu görülmektedir.

İstanbul’daki etkinlik alanlarının yakın çevresindeki yeme-içme noktalarının dağılımına bakıldığında, en yüksek payın %15 ile kahvecilere ait olduğu ve %14 ile çiğ köftecilerin takip ettiği görülmektedir.

Diğer öne çıkan gruplar ise hamburgerciler, fırın-kafe-pastane noktaları ve dönerciler olarak gelmektedir. İlk beş grup birlikte ele alındığında, yeme-içme noktalarının %53’ünden fazlasının hızlı servis ve pratik tüketime dayalı segmentlerde yoğunlaştığı görülmektedir.

Bu dağılım etkinlik alanlarının çevresindeki tüketimin üç temel ihtiyaca göre şekillendiğini göstermektedir. Tüketiciler kısa karar anlarında zaman kaybetmeden ulaşabilecekleri, ayakta ya da hızlıca tüketilebilen ürünleri tercih ederken, işletmeler de yoğun insan akışını karşılayabilecek bir yapıyla hizmet vermektedir.

Buna karşılık daha uzun oturum gerektiren ve deneyim odaklı yeme-içme noktalarının payı daha sınırlı kalmaktadır. Örneğin lüks restoranlar ve balık restoranları gibi işletmeler yok denecek kadar az bulunmaktadır. Bu tablo etkinlik alanı yakın çevresinde baskın modelin “uzun oturumlu deneyim” değil; erişilebilir, hızlı ve tempolu tüketim olduğunu gösteriyor.

Perakende İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu bulgular yalnızca yeme-içme sektörü için değil, etkinlik alanı yakın çevresinde konumlanan tüm perakende markaları için önemli sinyaller taşımaktadır. Çünkü dağılım bize, bu bölgelerde tüketimin büyük ölçüde “anlık ihtiyaç + hızlı karar” dinamiğiyle ilerlediğini göstermektedir.

Bu nedenle etkinlik alanı yakınında faaliyet gösteren perakende noktaları için öncelikle; pratik, taşınabilir ve anlık ihtiyaca odaklanan, hızlı karar verilen ürün grupları önem kazanmaktadır. Bununla birlikte hız, görünürlük ve erişilebilirlik açısından yüksek sirkülasyona uygun bir operasyon yapısı gerekmektedir.

Kısacası, etkinlik alanı yakınında başarılı olmak yalnızca “yakında olmakla” değil; o lokasyonun tüketim temposuna uygun bir kurgu oluşturmakla mümkün olmaktadır.

Maptriks, etkinlik alanları yakın çevresindeki ticari potansiyelin yalnızca sezgilerle değil, veri temelli analizlerle değerlendirilmesini mümkün kılmaktadır. Perakende markaları için ise bu yaklaşım; doğru lokasyonda,doğru kategori ve doğru operasyon kurgusunu oluşturmak açısından güçlü bir karar desteği sunmaktadır.